13 Kasım, 2009

DURUNCA..

Aldığım bir hediye gibi yüzün...

Hüznünde ağlamaklı bir yara...

Göğün altında yarım bir mutluluk...

Yaşayacağım bu anı biliyorum...

Geldiğinde göklerdeki fırtına...

Izdırap siyah bir kalp olur...

Belki sonu sanılandan iyi olur...

Herşey bitmedi...

Gökler açılınca yeni bir umuda...

Sarsılınca boylu boyunca...

Bir mutluluğa yelken açıp,

Geri verecek yitirilenleri...

Yoksa yaşayamazdım ben böyle...

Neye güvenecektim...

Neye bel bağlayacaktım...

Sevmiyorum hüznü...

Beni benden alıyor...

Sen rüzgarlarda üşüsende...

Hep aynı son yaşananlar...

Herkeste bir acı...

Dünyanın başlangıcından bir sirayet...

Durgun deniz, kendinden geçmiş...

Sıcaklık azalmış karşılıklı...

Işıklar sönmüş, yağmur başlamış...

Hiçbir şey eskisi gibi olmasada...

Bir mutluluğun yüzü parlar yeni bir dünyada...

Her yapılan bir sonuç, yapılması gerekmesede...

Mutlu olmak zor...

Ne istediğinden emin değilken...

Sevmek, korkuların esaretinde nefes alıyor...

Acı rüyalarda görünüyor, bir şey bilmezken...

Bir yolcu gibi, kalkacak gemiye acilen binmesi gereken...

Onu da beceremedim henüz, gitmek isterken...

Savrulup en güzel anlara...

Ondan da keyif almak zor nedense...

Neden yazdıysam bilmem...

Islak rüzgarların altında üşümek bir seçim...

Herşey varken elimin altında ben mutsuzluğun yakıcı hüznünü sevdim...

Mutlu olmak ta an meselesi...

Yeni bir akışta kusursuz, o zaman istiyorum her şeyi...

Yeni bir alemde sevginin renkli yollarında yürümek istiyorum...

Her şeyi bulup ona göre yaşamak...

En güzel yerde...

En güzel şekilde...


S. A.

Hiç yorum yok: