Etrafında dönerek hep aynı izleri takip eder gibi dünya... Her dönüşte yeni bir
şeyler peşinde olması gereken, kendisi için en iyisini arıyor. Eski olan ya da yeni
gelen, hangisi seni bulunduğun yerde mutlu edecek ? Başka bir alternatif varsa
engel tanımadan varolsun, hiç şaşırtmaz !
Kendine söz verirken bir birey olarak, başkalarına verdiğin sözleri tutuyorsan
sorun yok. O bir yaşam biçimine dönüşüyor. Gerçek olan, bir yolculuk sonucu
varılan saydam bir yer ise, kabul etmen gerekiyor gerçeği istediğini...
Şimdi yeni bir sayfa açıp, sorunsuz bir zamana yelken açacaksan, bildiklerini
unutmak ve yeni bir şeyler öğrenmek zorunlu olabiliyor. Bir şey bilmiyorum
demek bile yer yer doğru oluyor. Yaşamın hakkı verilecekse " bilme" nin sonu
yok. Ölüm denilen yokoluş biçimiyle sonlanacaksa yaşamın düzeni, sonrası var ise
bir adalet anlayışı ile belirlenebilecekse... Ufukta yeni çizgiler oluşup, yeni bir
rüzgarın dokunuşu ile irkileceksen !
Mutluluğun, dostluğun, acının, sevginin, kederin, bencilliğin ve umutlu bir yaşamın
kapıları birkez kapandığında, daha iyisi için bir bekleyiş, serzeniş yeni bir arayış
çalıyor kapıyı... Sessizlik değil aslolan, hiç bitmeyen seslenişler... İnsanın hakettiği,
mutluluğu sonuna kadar yaşayıp, kendini bu yolda biçimlendirmek ise, geç
kalınmamış sadece biraz zamana ihtiyacı olan bir yaşam hakkı olsa gerek.
Kalbinde heyecan, ruhunda sarsıntı, sesinde gizem, beyninde dalgalı düşünceler...
Bu kez etrafında olan biten, duyduğun, okuduğun, izlediğin olaylar değil, yaşadığın,
hissettiğin, içinde sakladığın, dimağında şekillenen sözler, hayaller, renkler, düşünceler
özgürlüğe yaklaştırıyor. Bakış açısı değiştiğinde özüne dönüp, hiçbir şeye şaşırmıyorsun.
Dünya üzerinde yaşanan her tür olumsuzluk belki de zorunlu, adil olmasa da... Çünkü
yok edilemiyor.
Şekillenen, geçmişi hatırlatan, geleceğe atfeden daha da ötesine geçen !... Hep aradığın,
keyiflendiren, kendini sevdiren !... Önemli değil, yerinde saydırmış, eskide yaşatmış,
gelecekte oyalamış. Başka bir alternatif varsa !...
S. A.