29 Şubat, 2012

BİR GÜN YAKLAŞIRKEN

Hesapsız, şekilci ve umursamaz bir tavırla yarının getireceklerini bekliyor gibi kimi insanlar...


Sorular sormak, cevabı alınsın ya da alınmasın elzem değil sanki..



Yollar tutturulmuş, herkesin yönü farklı. Aynı yoldan gidenler arasında da ayrılıklar var. Hepsi bir

yere çıksa da, istenilenler ve sonuçlar birbirinden farklı. Nereden bakıyorsan bir konuya o şekilde

konumlandırıyorsun ister istemez..



Hiç, bir şeyden korkmak onu elde etmek için itici bir güç olabilir mi? Belki de harekete geçiren bazen de

böyle bir duygu olmalı... Ne kadar fedakarlık edilirse, o kadar büyür sahip olunan..



Yeni bir gün yaklaşırken, hiç kullanılmamış, onu nasıl biçimlendireceksen, kendinden bir parça gibi, gerçek

bir mutluluk, anlamlı bir hikayeye dönüşebiliyor. Ona katılanlar, hiç bir başkasının katacağı değerlere benzemiyor.

İnsanın özel olması da böyle oluyor gibi, bugününü ve yarınını şekillendiriyor, ona tayin edilmişcesine..



Kabul gören, gerçeğe uyan, merak duygusu ile her öğrendiğinde heyecan veren, bilinçlenme seviyesini artıran

olgular hayatı daha da yaşanılır kılabiliyor. Dün öğrenilenler bugün bazen geçersiz olabilse de, değişmeyen

şeyler de var.



Dünyada sorun olarak görülen şeylerin, bilinçlenerek, mantıksal, etik, doğru olan ve evrensel doğruluğa uyum

 sağlayacak biçimde irdelenmesi ve çözüme ulaştırılması akla yakın görünüyor. Evrensel doğruluk olarak

bahsedilen; gerçekliği tartışma götürmeyen ve her halükarda insanların yararına olan şeyler olabilir. Bütün

 bunlar kişiden kişiye farklılık gösterse de zaman  içerisinde fikirler ve bilgiler de değişim gösterebilir.



Amaca ister kısa ister uzun yoldan ulaşılır olunsun hep başka şeyler gün yüzüne çıkacak, yeni istekler

 oluşmaya devam edecek.

Mutluluk bir hedef değil bir yolculuk biçimiyse, bunun her daim sürmesini beklemez misiniz?


S. A.