KİMYA
Geniş zamanlar aradım diyordu geçmiş,
Sararmış, parçalanmış yapraklar arasından..
Tozlu yollarda biriken parlak yağmur damlalarının sesiyim..
Güz sancısı yarım kalmışlığın onurudur.
Onurudur sessizliğin, mutluluğun eskittiği bu devran.
Başımı kaldırdığımda yağma edilmiş, usulca ağlayan bir hayal görürüm.
Islak bir rüzgar sesimi bastırır.
Geçmiş bir depremi hatırlatır, sönük ve hüzünlü simaların bezediği..
Renkli kumaşların sardığı bir beden, kalbine yenik düşmüş bir insan.
Güzel sözler gün be gün aydınlatırdı içini..
Sahipsiz bir meltem doruklarda eserdi..
Azap, mutluluğun buruk kardeşiydi.
Geçmiş, yosunlu bir denizin ışıltısız görünümü gibiydi.
Sevgi dolu anlar, pembe düşler içini ısıtırdı belki..
Durgun kimya, ezelden kalma hisleri süpürürdü bazen..
Mor bir akşam sarmalardı gününü.
Sen kalbinde bir heyecan hissederdin.
Zıtlıklar içinde zengin bir iç dünyası, kendini unutuşunun anlaşılmazlığı..
Geçmiş, huzurun sönük ezgisi, neşenin kalpsiz kardeşi gibiydi..
Geldim ! Şu an aydınlığın yeni yüzü ele geçirdi içimi.
Sevincin özlenilen sesi bağlar geleceğimi.
Şu an gözbebeklerim dolu değil, ellerim benim !
Kağıtlar, kalemler, uçsuz bucaksız hayaller !
Yağmur daha az yağar, mavi gökyüzü bulutları yok sayar.
Güneş kendini gösterir.
Şimdi her şey yenidir.
Ben yeni, sen yeni, siz yeni !
Şimdi her şey güzel, sevgi ivedidir !
Ahh ! Durdurulamayan, huzurlu, kedersiz, bencil olmadan, umutla dolu..
Gelecek güzel olacak olmalı !
Nimetleridir hayatın beklenenler.
Fütursuzca dolanır yansıması dünyada görülenlerin..
Bir ırmak kenarında yeşillenir güzellikler..
Gelecek güzel olmalı, güzel olmalı beklenenler !
Selin Araç
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder