17 Ocak, 2008

HİS

Arıyorum bulabileceğimi sandığım yerde
Sonsuzluğa açılan berrak düşü...
Kendinden geçercesine
Yeşil bir vadide yürür gibi...

Uzun yollardan geçercesine, hüzünsüz
Sonsuzluğa düğümlenen dar geçitler...
Tuzla buz olmuş bir hayalden
Gerçeği koparırcasına kararlı.

Anlamak ya da anlamamak
Huzursuz gelgitlerden çıkarak...
Acıyı mutluluğa katarak,
Yürümek boğumlu yollarda...

Sıradışı bir rüya
Sıcak ve etkileyici...
Her şey halihazırda, gerçek
Sonsuzluğa düğümlenen dar geçitler...

S. A.

08 Ocak, 2008

HENÜZ

Geçerken zaman, mayhoş bir tadı var, hüznün ve sevincin... Uzanıp alamamak gibi beyaz bir düşün içinde... Buz gibi esen rüzgar, kamçılayabilir mi sıcak kalpleri...

Darmadağın, soluksuz bir akış, mutluluğu gölgelemeye kararlı... Hiçbir şeye yaramayan anlık bir iz... Yağmurun yağışı, yıldızların yanıp sönüşü kadar gerçek...

Vakit çok azalmadı daha... Hiçbir şeyin yoktan varedilemeyeceği gibi...

Soğuk içinde sıcak, kötü içinde iyi... Kalpsiz bir insanın sevecenliği gibi... Tersine dönmeli miydi dünya ? Kendini taşıyamazken devran... Sayısız eza, şiddet ve kandan sonra...

Bencilliğin boş boş bakan gözlerinde binlerce aldanış... Özgürlüğün mahremiyete hapsedilişi... Beyaz aslında siyahtır der gibi... Gerçeği sahteye değişir gibi...

Sorgusuzca kabul edilen yalanlar... Kendini kandırmak en kolayı...

Vakit çok azalmadı daha gerçekle yüzleşebilmek için...

Yoğun bir duygulanımdan sonra elde kalan hiçlik... Kötülüğün sarmaladığı bedenler, ruh ölü...

Kendini kandırmak en kolayı, hiçliğin içinde...

Işığı bulmak gibi karanlığın içinde...

S.A