10 Kasım, 2013

DELİCE DUMANLI VE HUZURSUZ


Delice, ağrılı ve huzursuz bir histi kaplayan etrafını.. Ruh beden içinde yer alıyorken, beden yeni bir heyecanı soludu. Güzel olan hiç değişmeyecek ve ayrışmayacak bir andan ibaretti. Ayrışamazdı çünkü bir bütün olarak çekici ve vurdumduymazdı..

Rüzgar ateşin içinde kayboldu belki de ateşi hızlandırdı. Yağmurun sesi yavaş yavaş artarken, damlalar ateşin üzerinde dans etti..


 


 


Kalplerde hüznün değil, neşenin yansımaları sessizce gezindi. Kıvrak ve hareketli bir deneyim sonsuzluğun içinde kendine yer buldu. Bu kez dünya, içinden, alkışlanmayı hak ediyor göründü.

Dumanlı ve garip bir hal aldı yeni müziğin çağrışımları.. Gülümsemek dudaklarında eskinin sancılarını azalttı..

Akıp giden ve bir yere toplanan sular gibi, eskiye döndü, döndü ve yine dağıldı..

Şarkı söylemek istediğin bir şeydi. Keyifli, gururlu ve hayalci, sonsuz, odaklı ve etkili..




Oldu işte ! İçinde yeni bir rüzgarın sonsuz başkaldırısı.. Beklediğin yitirilenlerin değil, yeni gelenlerin dalgasının izleri.. Olmalı dendi, gelecekten beklediğin, olmalı bu dalga !

Deniz sakin değil, ruh oynak.. Sesin alçalıp, yükselir, kalp tek odak.

Derin, anlamlı, ilkeli, vurdumduymaz, sessiz bir tamlık. Bu beklenen yeni istek. Düzgün, hızlı ve karanlık !


07 Ağustos, 2013

İKİ UCU KESKİN


 
 


 
 
 
Yanıp sönen yıldızların parıltısı, gecenin hafif rüzgarlı ve ılık havasıyla birleşiyordu. Sıska bir ağaç hatıraların çizgilerini kendince saklıyor, dalları yapraklarını ağırlıyor ama yine de başka iklimler bekliyordu.

Havada dalgalanan bir melodi yeni kabullenişleri çağrıştırıyor, ayın hilal hali iki ucu keskin sözleri anımsatıyordu. Bir kılıç gibiydi, sessizliği yırtmaya çalışıyordu ve sahil kenarında küçük yağmur damlaları yağsın diye bekliyordun.

Bir koltukta okuduğun kitap, son sayfalarını çevirirken anı yavaşlatıyor bazen de hızlandırıyordu. Zaman, koşulsuz, tavizsiz ilerliyor, sevilenler daha bir kıymetli oluyor, keyif soruların yerini alıyordu.

Pencereyi örten yaprak işlemeli beyaz tül aralanınca, dışarıda vuku bulan sessizlik, yarım kalan değil, tamlığa ulaşmış bir hayalin kuytu köşelerine rastlıyor, mutluluk yeniden göz kırpıyordu.

Sabahın gelmesi tanıdık bir düşünceydi elbette, gece ya da sabah olması değildi esas durum, aldırmadığın ama içini kaplamaktan da vazgeçmeyen duyguların oluşmaya devam etmesiydi belki..

Nasıl ? Diyordun içinden.. Aldırmadım ama yine de beynimin her köşesinde kol geziyor. Benimki, duyduğum ve sevdiğim huzur ifadeleri, kalpten gelen, irkilmeye mahal vermeyen gelecek zaman sözleri olsa gerek.. İlgi çekici ama uzaklaşmayı gerektirmeden var olabilecek.

Sıkı tutunup, gökteki ve yerdeki çevreni kuşatan şeylere, duraksamadan ve gitmeye kalkışmadan yerini bilmek ve düşünmek..

Bir kez daha olacak mı ? Bir geçiş; sessiz, sakin, duygulu ve bambaşka !

06 Ağustos, 2013

Facebook ' tan büyük harflerle SELİN ARAÇ olarak arayıp çıkan gruba üye olabilirsiniz :)